Mizaç Temelli Eğitim Modeli

Eğitim sisteminde “insan varlığı” kavramına bakış açımız;“somatopsikospritüel (beden-psişe-ruh)” bütünlüğe odaklı bir anlayış olmalıdır. Bizler insan varlığında nasıl ki beden, psişe ve ruhu birbirinden ayıramıyorsak eğitimde de ontik temelli felsefeyi, kuramı, metodu ve uygulama stratejisini, modeli, ortam ve araçlarını birbirinden ayırıp, “yeni ve bütüncül” bir eğitim sistemi kuramayız. Ayrıştırmak, insanın doğasına aykırı olduğu gibi, insan varlığının bir yansıması olan eğitimin doğasına da aykırıdır.

Eğitimin en önemli hedefi; bireyin kendinde bulunan potansiyelini açığa çıkartabilmesi, genişletmesi ve ortaya koyabilmesi olmalıdır. Bu noktada bireyin biricik-özgün doğasının merkeze alındığı, insanın kaynağına inip bu kaynağı “olgun bir anlayışa” ulaştıracak şekilde organize edebilecek bir eğitim anlayışı oluşturulmasından söz edilebilir. DTMM ye göre eğitimin temel felsefesi; bilimsel bir yaklaşım çerçevesinde öğrencilerin bireysel farklılıklarına dayalı ve duyumsal, duygusal ve bilişsel gelişimlerini önceleyen teorik ve pratik uygulamalardan oluşmalıdır.