Akademik Çalışmalar

Dokuz Tip Mizaç Ölçeği’nin Güvenilirlik ve Geçerliği

Bu çalışmada, benlik mekanizmalarını dokuz kişilik tipi ile açıklayan Enneagram Sistemi’nin yeniden yorumlanması ile oluşturulan ve günümüzde geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel açıdan kanıtlanmış bir ölçüm aracı bulunmayan Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM) ile uyumlu bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. 91 maddeden oluşan ve üçlü Likert tipi bir öz bildirim ölçeği olan Dokuz Tip Mizaç Ölçeği (DTMÖ) 990 üniversite öğrencisine uygulanmıştır. Ölçeğin modele uygunluğunu saptamak için açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ölçeğe uygulanan açıklayıcı faktör analizlerinde dokuz faktörün öz değerleri 8.089 ve 1.661 arasında değişmekte ve toplam varyansın %39.04’ünü temsil etmektedir. Ölçeğin doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre CFI değeri 0.88, GFI değeri 0.845, IFI değeri 0.88 ve RMSEA değeri 0.054’tür. Ölçeğin test-tekrar test güvenilirliği 46 katılımcıyla sınanmıştır. Ölçeğin tümü için Cronbach alfa değeri 0.75, tipler için sırasıyla 0.77, 0.79, 0.68, 0.71, 0.80, 0.74, 0.71, 0.83, 0.77’dir. Ölçeğin eş zamanlı geçerliği Cloninger’in MKE (Mizaç ve Karakter Envanteri) ve Akiskal’in TEMPS-A(Temparement Evaluation of Memphis, Pisa, Paris and San Diego- Autoquestionnaire) ölçekleriyle sınanmıştır. DTMM’deki tipler TCI ve TEMPS-A ile anlamlı bağıntılar göstermiştir. Araştırmanın sonuçları DTMÖ’nün geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu desteklemektedir. Yılmaz, E. D., Gençer, A. G., Aydemir, Ö., Yılmaz, A., Kesebir, S., & Ünal, Ö., ve ark. (2014a). Dokuz Tip Mizaç Ölçeği’nin Güvenilirlik ve Geçerliği. Education and Science, 39(171), 115-137.

Makalenin tamamına ulaşmak için tıklayınız.



Mizaç Merkezli Bireysel Psikoterapi Mümkün mü: Dokuz Tip Mizaç Modeli’ne Dayalı Bir Öneri

Although there are many psychotherapy approaches today, it can be stated that a psychotherapy approach that is based on the temperament concept, which constitutes the structural basis of individual differences, does not exist. Even though the models focusing on explaining the temperament and the personality draw attention to the importance of these concepts in psychotherapy, these models did not formulate an important psychotherapy approach that places these concepts in its center. In fact, temperament is a key concept, which forms the smallest psychological building stone of individuals, determines the psychopathologic predispositions and the duration of experiencing of the psychopathology by an individual. Thus, temperament concept can be a focus point for the therapeutic approaches. In this study, we proposed the basic approaches and methods of individual temperament centered psychotherapy from the perspective of Nine Types Temperament Model that centers temperament concept. This can be an awarenessbased, non-eclectic, different, holistic and systematic psychotherapy approach which can enable the balancing of behaviors, emotions and ideas of an individual. At the same time, we tried to define a general course of actions for therapists to structure what kind of a therapeutic approach they will apply, which can be considered as a starting point to form a psychotherapy model that considers the human being in a holistic way from normal to psychopathology and focuses on causality.

Makalenin tamamına ulaşmak için tıklayınız.



Dokuz Tip Mizaç Modeli’ne Göre Kişiliğin Statik / Değişmez ve Dinamik / Değişebilir Doğası: Bir Öneri

İnsan davranışlarını anlamayı amaçlayan araştırmacılar, uzun yıllardır mizaç ve kişilik üzerine birçok görüş ortaya koymuşlardır. Çalışmalarında bir kısmı mizacı, bir kısmı ise kişiliği merkeze almış, mizaç ve kişiliğin birbirinden farklı birçok tanımını yapmış ve bu kavramların birbiriyle benzer ve farklı olan özelliklerini açıklamaya çalışmışlardır. Araştırmacıların mizaç ve kişilik kavramlarının nasıl tanımlanması gerektiği konusunda uzlaşamamaları, bu kavramlar arasındaki ilişkilerin açıklanmasında da önemli bir karmaşaya neden olmuştur. Ayrıca bu karmaşa, insan davranışlarının değişmeyen ve değişen yönlerinin mizaç mı yoksa kişilik mi olduğu sorusunu da beraberinde getirmektedir. İnsan davranışlarını mizaç temelinde ele alan ve aynı zamanda mizaç, karakter ve kişilik kavramlarının tanım, sınır, kapsam ve birbirleriyle ilişkilerini bütüncül bir biçimde açıklama iddiasında olan yeni bir model ise Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM)’dir. Bu çalışmanın amacı, DTMM perspektifinden; kişiliğin, mizaçla ilişkisini açıklamak ve kişiliğin mizaçtan köken alan ve değişmeyen yönü ile değişebilir yönlerini kavramsallaştıran yeni bir yaklaşım önermektir. Bu çalışmada öncelikle; DTMM’nin öne sürdüğü mizaç, karakter ve kişilik tanımları ve bu kavramların birbiriyle ilişkilerini literatüre dayalı olarak açıkladık. İkinci olarak; kişiliğin, bireylerin kendi mizaç tiplerinde bulunan ve değişmeyen özelliklerden köken alan yönünü açıklamak için doğal kişilik kavramını önerdik. Aynı zamanda kişiliğin bireylerin kendi mizaç tiplerinde bulunmayan özellikleri sonradan ebeveyn, okul ve sosyal aktarımla öğrenmeleri yoluyla oluşan yönünü açıklamak için sentetik kişilik kavramını önerdik. Sonuçta bu çalışmada, gelecek araştırmacılara, mizaç, karakter ve kişiliğin doğası ve bu kavramlar arasındaki linkin anlaşılmasında yeni bir perspektif sunmaya çalıştık. Buna ek olarak; kişiliğin değişmeyen ve değişen yönleriyle ilgili sorulara yanıt verebilecek doğal kişilik ve sentetik kişilik kavramlarını ileri sürdük.

Makalenin tamamına ulaşmak için tıklayınız.



Dokuz Tip Mizaç Ölçeği Ergen (DTMÖ-E) Formunun Geçerlik- Güvenirliği ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu İle Mizaç Tipleri Arasındaki İlişki

Bu çalışmanın amacı, Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM)’ne dayalı olarak erişkinler için geliştirilen Dokuz Tip Mizaç Ölçeği'nin (DTMÖ) 11-16 yaş arası ergen formunu (DTMÖ-E) geliştirmek (Çalışma I) ve DTMM tipleri ile Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) arasındaki ilişkiyi incelemek ve değerlendirmektir (Çalışma II). Çalışma I’in örneklemi 11-16 yaş aralığındaki 1240 öğrenciden oluşmaktadır. 90 maddeden oluşan ölçeğin pilot formu doğrulayıcı faktör analizi, yakınsak ve ayırma (diskriminant) geçerliği ile test edilmiş ve ölçeğin 82 maddelik son hali hazırlanmıştır. Ölçüt geçerliği için ise Beş Faktör Modeli’ne dayanan Temel Kişilik Özellikleri Envanteri (TKÖE) kullanılmıştır. Sonuçlar, DTMÖ-E’nin 11-16 yaş arası ergenlerin mizaç tiplerini değerlendirmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermektedir. Uyum indeksleri χ2 /df <3; SRMR, 0.06; RMSEA, 0.045; CFI, 0.909: TLI, 0901 olarak geçerlik verilerini destekler nitelikte hesaplanmıştır. Çalışma II’nin örneklemi ise DSM-IV tanı ölçütlerine göre DEHB tanısı almış 56 ergen ve mental retardasyon / tıbbi rahatsızlık ve DEHB tanısı bulunmayan 56 öğrenciden oluşmaktadır. Katılımcıların mizaç tipleri, Çalışma-I ile Türk kültürüne uygun olarak geliştirilen DTMÖ-E aracılığıyla değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulguları, DEHB’li ergenler arasında DTMM tiplerinden DTM7 ve DTM8’in DEHB tanısı almayan gruba göre daha fazla bulunduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, bazı mizaç tiplerine ait özelliklerin DEHB ortaya çıkmasına yatkınlaştırıcı etkisinin olabileceği, bu özelliklerin aşırı şiddette yaşanmasının DEHB benzeri bir görünüm ortaya çıkarabileceği ve nörogelişimsel bir hastalık olan DEHB’in kişinin mizaç özellikleri ile etkileşerek DEHB kliniğini sergileyebileceği tartışılmıştır. Mevcut bulgular, eğitim çevrelerinde öğrencilerin özellikle son yıllarda sıklıkla gelişimsel bir sorun olmadığı halde DEHB olarak etiketlenmesi ve sınırlı gözlemlerle kolay tanı konmasıyla ilgili eleştirileri destekleyebilecek niteliktedir. Bunun yanı sıra DTMM’nin yaklaşımı sayesinde mizaç temelli tanı, tedavi ve psikososyal destek programlarının oluşturulabileceği ve mizaç özellikleriyle etkileşen bir faktör olarak DEHB’in ergenlerin gelişim süreçlerinde kişilik yapısına nasıl bir etkide bulunacağının öngörülebileceği öne sürülmektedir. Çalışmamız, Türkiye’de 11-16 yaş arasındaki ergenlerin mizaç tiplerini değerlendirmeye yönelik ilk ölçek geliştirme çalışması olmanın yanı sıra, DTMM tipleri ile DEHB arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk çalışma olma özelliğindedir..

Makalenin tamamına ulaşmak için tıklayınız.



Tarihsel bir sistemin yeni bir mizaç modeline evrimi: Dokuz Tip Mizaç Modeli

Mizaç ve kişilik gerek kişileri anlamada, gerekse psikopatolojilere yarattığı yatkınlığı formüle etmede önemli bir değişkendir. Mizaç ve kişiliğin tanımının, kapsamının ve ilişkilerinin belirlendiği; kategorik olarak mizaç/kişilik tipi denilebilecek yapıların hangi çekirdek özellikleri içerdiğinin; bu yapıların normal ve psikopatolojik davranışsal özellikleri ve hangi psikopatolojik belirtilere yatkın olduğunun; aşırı stres veya rahatlama durumlarında mizaç/kişilik yapısının ne gibi değişimler göstereceğinin (mizacın salınabilirliği) net olarak ortaya konduğu bir modele gereksinim vardır.

Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM), Enneagram Sistemi'nden (ES) yararlanılarak oluşturulan, kuramsal bir alt yapıya sahip ve güncel tanı sistemleri ve görüngülerle uyumlu bir modeldir. DTMM, ES’nin savları olan dokuz temel tipin varlığını, bir çember üzerinde 1’den 9’a kadar numaralarla sembolize edilen bu tiplerin iki yanındaki tipin temel mizaç tipine etki ve katkıda bulunduğunu (kanat etkisi), tiplerin aşırı stres ve rahatlama durumlarında ortalamada gösterdikleri davranış örüntülerinin dışında davranışlar gösterdiklerini (stres ve rahat hattı-mizacın Salınabilirliği) öne sürmektedir.1 Bununla birlikte DTMM ES’den farklı olarak, tiplerin kişilik tipleri olarak tanımlanmasına karşı çıkar.1 Aslında tipler doğuştan gelen özellikler kümesini (huy) ifade ettiği için mizaç tipleri olarak adlandırılmalıdır. Ayrıca tipler tek bir mizaç özelliği üzerinden tanımlanamaz. DTMM, ES yorumcularının göz ardı ettikleri mizaç, karakter ve kişilik kavramlarına bir bütünlük ilişkisi içinde açıklık getirmiştir. DTMM, mizaç tipleri ve bu tipler etrafında kümelenen özellikler ile psikopatolojik belirtiler, psikiyatrik tanı ve tedavi stratejileri arasındaki ilişkiye daha yoğun bir biçimde odaklanarak, mizaç yapıları ile ruhsal (normal ve psikopatolojik) süreçler arasında kuramsal bir neden-sonuç ilişkisi kurmayı amaçlamaktadır.

Makalenin tamamına ulaşmak için tıklayınız.



Enneagram’dan Dokuz Tip Mizaç Modeli’ne: Bir Öneri

Mizaç, karakter ve kişilik kavramları, bireyler arası farklılıkları konu alan birçok disiplin tarafından ele alınmaktadır. Birbiriyle ilişkili ancak farklı olan bu kavramlar, sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Enneagram Sistemi’nin yorumlanmasıyla oluşturulan yeni bir mizaç modeli olan Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM); bu kavramların tanım, sınır, kapsam ve birbirleriyle ilişkilerini açıklamanın yanı sıra hem bireyler arası farklılıkların hem de bireyin kendi içindeki değişimlerin incelenmesine yönelik yeni bir perspektif sunmaktadır. Bizler bu yazıyla; Enneagram ile DTMM arasındaki benzerlik ve farkları, dokuz temel mizaç tipi ve bu tiplerin stres ve rahatlama durumlarında sergiledikleri normalden farklı davranış ve tutumları açıklamaktayız. Aynı zamanda DTMM’yi, insan davranışlarının nedenlerini açıklayabilecek, psikiyatri, psikoloji ve eğitim alanlarında hem araştırma hem de pratikte kullanılabilecek yeni ve bütüncül bir model olarak öne sürmekteyiz.

Makalenin tamamına ulaşmak için tıklayınız.



Dokuz Tip Mizaç Modeli’nin Kişilik Bozukluklarıyla İlişkisi

Bu çalışmanın amacı; kişilik bozukluklarını, mizaç özellikleri ve maladaptif kişilik özellikleri bağlamında değerlendiren yeni bir mizaç modeli olan Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM) tiplerinin hangi kişilik kategorilerine karşılık geldiğinin ve kavramlaştığının saptanmasıdır. Örneklem, herhangi bir kişilik bozukluğu saptanmış 117 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılara SCID II ve Dokuz Tip Mizaç Ölçeği (DTMÖ) uygulanmıştır. Bulgulara göre tüm DTMM tipleri en az bir kişilik bozukluğuyla anlamlı korelasyon göstermiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre DTMM tiplerinin kişilik bozuklukları tarafından %19-41 oranında açıklandığı saptanmıştır. Bu çalışmada, bireylerin kişilik yapısının temelini oluşturan mizaç özelliklerinin bilinmesinin, kişilik özelliklerinin patolojik karşılığı olan kişilik bozukluklarına yatkınlık açısından ve tanı koymada kolaylık sağlayabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca aynı kişilik bozukluğuna sahip bireylerin bireysel farklılıklarının mizaç tipi temelinde değerlendirilmesi ve bireyin mizaç tipine uygun terapi ve tedavi yaklaşımları belirlenmesinin mümkün olup olamayacağı sorusu gündeme getirilmiştir.

Makalenin tamamına ulaşmak için tıklayınız.



The Relation between the Nine Types Temperament Model and the Five Factor Personality Model in a Turkish Sample Group

Aims: In this study, the probable relationships between the types and factors of the Five Factor Model of Personality (FFM), which is a contemporary personality model, and the Nine Types Temperament Model (NTTM), which is a new temperament model, were investigated. Separately, the power of some of the types of NTTM to predict the dimensions of FFM was evaluated, as well. Original Research Article Yılmaz et al.; BJMMR, 11(4): 1-11, 2016; Article no.BJMMR.20303 2 Study Design: Cross-sectional survey. Place and Duration of Study: Bezmialem Vakıf University (BVU) Psychiatry Outpatient Clinic (Turkey) between June 2013 and January 2014. Methodology: The sampling of the research consists of 247 healthy volunteers. Materials of the research include the Five-Factor Personality Inventory (FFPI) and The Nine Type Temperament Scale (NTTS). Results: All types of NTTM showed a significant correlation along with at least one of the FFPI factors at the level of 0.40 and above. Furthermore, the types of NTTM were determined to have predicted the dimensions of the FFPI by 34% and above. Conclusion: Significant correlations were found between the types of NTTM and the FFM factors. The results are discussed in regards to how the differences in the conceptual approach can be understood and the area of use between NTTM and FFM.

Makalenin tamamına ulaşmak için tıklayınız.